14 Mayıs 2016 - 18:03
Kadir Akaras:"Bu Gemiyi Kurtarmak Hepimizin Görevi"

Ehlader Genel Sekreteri Kadir Akaras, PKK ve bölgemizdeki tekfirci terör, Suriye ve Filistin konusu ile Hizbullah komutanlarından Mustafa Bedreddin'in şehit edilmesi konusunda açıklamalarda bulundu.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - On4 TV’de her Cuma günü yayınlanan ‘Haftanın Yorumu’ adlı programda geride bıraktığımız hafta içerisinde yaşanan gelişmelerin değerlendirmesini yapan Ehlader Genel Sekreteri Kadir Akaras, PKK ve bölgemizdeki tekfirci terör, Suriye ve Filistin konusu ile Hizbullah komutanlarından Mustafa Bedreddin'in şehit edilmesi konusunda açıklamalarda bulundu.

Ehlibeyt Alimleri Derneği-EHLADER Genel Sekreteri Kadir Akaras, Haftanın Yorumu programında yine gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye terörün faturasını çok acı bir şekilde ödüyor. Hergün birkaç asker ve polis hayatını yitirirken Hakkari'de 6 asker çatışmada ve yardıma giden helikopterin kaza yaparak düşmesi sonucunda da 2 asker daha şehit oldu.

"Yaşanan olaylar nedeniyle bu güne 'acı gün' adını verebiliriz" diyen Akaras, "Yurt içinde 8 şehit haberi ile milletin yüreği burkulurken ve bu acı devam ederken Suriye'de ümmetin kahramanı Mustafa Bedreddin'in İsrail rejimi, İsrail uşaklarının eli ile şehit olduğu haberini aldık. Ayrıca bugün Soma faciasının 2. yıldönümü. 300'den fazla vatandaşımızı orada kaybetmiştik. Kısaca acı üzerine acı yaşıyoruz." dedi.

Türkiye'de 40 yıla yakındır terör ve Kürt meselesi konuşuluyor ama bunu bir türlü terör hadisesinden ayrı tutamadık diyen Akaras, "Kürt sorunu ile terör sorunu aynıymış gibi algılandı veya böyle bir algı yaratılmak istendi. Bu iki sorun bir birinden muhakkak ayrılmalıdır. Kürt vatandaşların sorunları var, hakları var. Alevi vatandaşların sorunları var. Caferi vatandaşların sorunları var. Biz bu ülkede yaşayan Hristiyanı, Müslümanı, farklı mezhep ve tarikatları ile hangi din, düşünce ve mezhebe sahip olursa olsun aynı geminin içerisindeyiz. Bu ülke gemisine verilecek her zarar bütün Türkiye vatandaşlarının, bu coğrafyada yaşayan bütün insanların batmasına ve boğulmasına sebep olacaktır. 'Ben haklıyım' veya 'ben suçsuzum' diyen bir devlet erki bunu üzerinden atamaz. Yaşanan her sorundan hükümet ve devlet sorumludur." ifadesini kullandı ve "bu hükümet çözüme en yakın hükümetti, bunu unutmayalım. Fakat bu hükümet bu fırsatı değerlendiremedi." ifadesini kullandı.

"İktidar bu durumdan suçlu da muhalefet sanki suçlu değil mi?" ifadelerini kullanan Akaras, "Muhalefetin şu anda içine düştüğü duruma bakın. CHP'de olağanüstü kurultay isteği seslendiriliyor. MHP zaten bir parti kaosu içinde. Mahkemelerin farklı farklı karar vermeleri nedeniyle, başka bir kriz boyutu daha var. Hükümet partisine bakarsak o da parti içi bir kriz ve bunalım yaşıyor. Bir başbakan boşluğu var şu anda. Bunların üzerine Güneydoğu'daki olaylar krizi daha da ağırlaştırıyor ve derinleştiriyor. Bunun ekonomiye, insanların duygularına yansıması, ülkemizde farklılaşma ve kutuplaşmalara sebep olabilir ve bu gemiye zarar verebilir. Bu gemiyi kurtarmak hepimizin görevi." açıklamasında bulundu.

Yurt içinden olduğu kadar yurt dışından da şehit haberleri geliyor. Hizbullah Hareketi'nin önemli isimlerinden Mustafa Bedreddin Suriye'de şehit oldu.

Akaras, "Filistin'deki Ahmet Yasin, Lübnan'daki Semir Kantar, İmad Mugniye gibi Mustafa Bedreddin de ömürlerini Filistin davasına ve işgalci İsrail ile mücadeleye adamış insanlar. Bunlar zaten bu yola çıkarken şehadet özlemi ve arzusu ile yola çıkar ve o özlemlerine de ulaştılar. İngilizlerin Avrupa'dan topladığı Siyonist çetelerin 1948'de Müslümanların kalbine sapladığı hançer, yaptıkları işgal ve büyük felaket 'Nekbe' halen devam ediyor, her gün aslında bir nekbe, işgal her gün yaşanıyor. Filistin'de Hamas ve Lübnan'da Hizbullah işgalci İsrail'e karşı bir direniş kalesidir. İsrail Nil'den Fırat'a kadar olan bölgede istenilenler yapılamayın ve İsrail'in güvenliği tehdit edilmeye başlayınca Siyonistlerin Müslüman versiyonu yani tekfircilik ön plana çıktı. Dünyanın neresinde hasta ruhlu insanlar varsa, binlercesi toplanarak Suriye'ye getirildi. Suriye'deki bu sorunla hem Irak ve hem de Lübnan rahatsız edilebilir. Böylece İsrail rahatlamış ve güvenlik çemberini genişletmiş olurlar. Gazze ve Lübnan'daki Hizbullah, direniş silahının işgalci İsrail'e karşı kullanacağını beyan etti. Fakat İsrail bu defa Müslüman görünümlü tekfirci Siyonistlerin baskısı altında direnişin silahını başka bir yere kaydırmaya çalıştılar. Tekfircilerin bölgeye verdiği zarar nedeniyle, İsrail Lübnan'da operasyon gücünü kaybetmişken şimdi artık Lübnan, Suriye, Sina ve başka bölgelerde operasyon yapma gücüne ulaştı. Bunu nasıl yapıyor? Suriye'de tekfircilerin, Yemen'de Arabistan'ın öncülüğündeki bir işgal hareketine İsrail'in verdiği destekle, Sina bölgesinde tekfirci teröristlerin eli ile. İsrail rejiminin operasyonel alanı genişlemiş oldu." yorumunda bulundu.

"Cumhurbaşkanımız diyor ki 'Avrupa Birliği terörü besliyor', peki Türkiye'deki terörü besliyor da Irak'takini beslemiyor mu? Suriye'dekini beslemiyor mu? Yemen'dekini beslemiyor mu?" sorularını soran Akaras, "O zaman topyekun olarak siyasetimiz, muhalefetimiz, iktidarımız, vatandaşımız olarak şunu bilmeliyiz ki, Amerika'nın Avrupa Birliği'nin bunların desteklediği örgütler muhakkak teröristtir ve onların 'böl-parçala-yönet' emellerinin ve hedeflerinin bir parçasıdır, bir maşasıdır. Adı ne olursa olsun, kendi devletine karşı silah kullanan her zaman teröristtir. Hizbullah Hareketi, bölgede ABD ve İsrail'in uzantısı olan ve onun güvenliği için çalışan hangi örgüt varsa onun karşısında olduğunu baştan söyledi ve gizlemiyor. Hizbullah, devletin yaptığı davet üzerine Suriye'de bulunuyor. Türkiye NATO'yu davet ediyor ve bu meşruysa, Suriye devletinin daveti ile aynı şekilde bazı devlet ve güçlerin de oraya gelmesi meşrudur. Tarafsanız, kiminle birliktesiniz ne yapıyorsunuz açıkça söyleyin." ifadesini kullandı.

"Şu anda beş milyon Filistinli yurt dışında mülteci olarak yaşıyor. Biz bölgedeki tüm olaylara Filistin penceresinden bakıyoruz. Suriye'deki hadiseler birinci derecede Filistin direnişini ilgilendirdiği için önemli ve bu şekilde bakıyoruz. Hizbullah'a olan bakışımız ve güvenimiz, bizim Filistin davasının bir parçasıdır." diyen Akaras, "Seyyid Hasan Nasrallah'ın konuşmasında 'Nekbe günü'ne onca vurgu yapmasının asıl hedefi ve bizim de asıl hedefimiz Filistin olduğunu herkes bilmelidir. Ayetullah Hamanei'nin bir kategorisi var 'İngiliz Şiiliği' ve 'Amerikan Sünniliği' diye. Amerika'nın beslediği tekfirci Sünnilik ve İngilizlerin beslediği tekfirci Şiilik tarzı aslında bir makasın iki ağzı gibidir. Ters yönde hareket ediyor gibi görünüyorlar ama tek şeyi kesmek-kırmak istiyorlar." açıklamasında bulundu.

İran-Türkiye arasında gelişen ilişkilere de değinen ve Ayetullah Hamanei'nin temsilcisi ve Diyanet'in davetlisi olarak gelen ve resmi temaslarda bulunan Ayetullah Arafi'nin Ehlader'i ziyareti konusuna da değindi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun İran ziyareti ve Ayetullah Arifi'nin Türkiye ziyaretini ülke ve bölge için önemli olduğunu belirten Akaras, "Bu diyalog İran ile sınırlı kalmamalı. Bu diyalog Suriye ile de başlamalıdır. Irak hükümeti ve Mısır hükümetiyle de bu yapılmalı. İlişkilerimizi geliştirmeliyiz. Birlikte yaşama kültürünü kendi ülkemizde yaptığımız gibi, başka ülkelerin de iç işlerine karışmadan birlikte yaşama durumundayız. Bu umut verici bir olay. Ümit ediyoruz ki hükümetin ilk başta açıkladığı komşularla sıfır sorun politikası yeniden ihya edilir." temennisinde bulundu.